Feyruz
ile köşedeki kafede
Güneş uzak ufkun kıvrımlarından süzülerek ortaya çıktığında, beyaz gelinlikli bir siluet ve koyu renkli güllerden oluşan bir buket taşıyan ay meltemi bana doğru geliyordu gördüm. Bedenim delirdi, Ruhum öldü, Camsı kalbim kırıldı....
Ey ayın komşusu, yıldızların elçisi,
aramızdaki bu sevgi iki kıtayı birbirine bağlayan müziğinin köprüsü değilmidir....
Tanrı seni korusun Fayrouz....
Belki biraz geç kaldık ama biz şanslıydık be aşkım,
seni ve sesinin büyüsünü radyolarımızdan hep dinleyebildik, yeni yetmeler düşünsünler onlar bu keyfin çok gerisindeler.
Hani derler ya endülüsde melek sesinden daha güzel bir ses yoktur diye bu yazıyı okuyan siz arkadaşlarım bu şarkıda ayın komşusunun sesini ve doğunun arp'ının tınılarını hissetmeye çalışın.
Bu sabahki kahve şarkımızı Rahbani Kardeşlerden Elias Rahbani bestelemiş
Dert ortağı bir kahve, bir aşkın şahidi olarak konumlanmış şarkıda.
Şimdi Feyruz'dan "Fe Kahwa Al Mafraq" dinleyerek Sabah Kahvesi'nin ilk yudumunu alıyoruz.
Köşedeki Kafede
Mafraq'ta yolların kesiştiği köşede bir kafe,
İçinde bir soba, içinde de ateş
Ben ve sevgilim kahveye sırlarımızı serpiştiriyoruz.
Bir gün geldim ve sobanın başında iki genç aşık gördüm
Bizim yerimize oturmuşlar ve anılarımızı çalmışlar...
Ah sarı yapraklar, büyüyoruz ve yaşlanıyoruz
Yollar değişiyor evler büyüyor büyüyorlar
Her şey yok olup gitse de yalnızca sen varsın
Ah vatanım, ah, sen hep küçük bir çocuk olarak kalacaksın
Bir okun zaman yolculuğundan dönmesi gibi
Yollar kat ettim kimsenin bana gülümsemediği
Tüm dostlarım yaşlandılar, her şey değişti
Ömür maziden ibaret, unutulmuşluğun sembolü oldular
İşte bu kahve şarkısı ve fincanda ki kahvede böyle bitti.
Afiyet olsun, Esen kalınız...
0 Comments:
Yorum Gönder