Unutursun diye
“Unutursun diye çok korkuyorum.”
Geçmişe dair ne söylesek eksik kalıyor aslında. “Geçmiş zaman olur ki…” deriz ya, ardından istemsiz bir iç çekiş çöker omuzlarımıza. Çünkü biliriz: zaman geçer, geçtikçe de insanın içindeki bir şeyleri alır götürür. Kimi hatıralar bir gölün dibine çöken sessiz tortular gibi kalır; elini uzatsan tutamazsın, ama varlıklarını hep hissedersin.
Büyüklerimizin “Ah o eski günler…” diye başlayan cümleleri, yalnızca bir sızı değil, zamana karşı verilen küçük bir mücadeledir belki. Çünkü her “eski”, artık elimize değemeyen bir sıcaklık, geri gelmeyecek bir an, göz kırpıp karanlığa karışan bir hatıradır.
Ben de bundan korkuyorum işte. Bir gün, bugünleri unuturuz diye. Bir bakmışız, yaşadığımız o güzel lahza, anlatıldıkça eksilen bir masala dönmüş… Geriye ise sadece buruk bir gülümseme, yanak kenarında sızlayan bir hüzün ve “keşke biraz daha kalsaydık o anın içinde” diyen sessiz bir iç çekiş kalmış.
Ama yine de kıymetli olan belki de budur: kaybolacağını bile bile sevmek, geçeceğini bile bile sarılmak, unutma korkusuyla daha çok hatırlamak.

0 Comments:
Yorum Gönder