Abdo'nun Mezarı (Mezarımı Taştan Oyun)
Bu eserin adıile birçok sinema filmide çekilmiştir türkünün hikayesini pek yansıtmasada zamanında gişe rekorları kırmıştır, öyleki torbayla kağıt para taşındığını anlatıyorlar bazı anektotlarda...
“Biz sinemaları kiraladık.Hal böyle olunca, neredeyse bir ay ve her gece kiraladığımız İstanbul sinemalarını iki koldan dolaşır, kesilen bilet koçanlarını ve elde edilen hasılatı şeker çuvallarına doldurur, bir arabanın bağajına atar ve Hüseyin Peyda’nn evinde buluşurduk” sözleriyle anlatmştı ve her defasında duygulanmış ve gözleri ıslanmıştı.
Benzer bir anektodu Mustafa Dişli’den de dinlemiştim bir kaç kere. Kendisine özgü esprili üslubuyla; “kağıt para saymaktan parmaklarımın uçları nasır tuttu. Para çuvallarını taşımaktan belim fırk/fıtık oldu” der kahkahayı basar ve mutlaka “hey gidi günler hey” diye de hayıflanırdı.
Sinema eleştirmeni Orhan Ünser;
“O yıllardaki sinema salonu sayısı, koltuk sayısı, gösterimlerde kesilen bilet adedi ülke genelinde ne kadar değerlendirildi, bunu bugün kontrol etmek mümkün değil. 1951 yapımı Mezarımı Taştan Oyun’un değil gösterime çıktığı sezon kestiği biletin ne kadar olduğunu, kaç yıl gösterimde kaldığını belirleyebiliyor muyuz? Güneydoğu Anadolu’da bu sezon yıllar sürdü ve konu iki kere aynı adla, bir de Peyda’nin bir diğer filmi Söyleyin Anama Ağlamasın adı ile üç kez daha “yeniden” çekildi”(*) cümleleri Hüseyin Peyda’nn dostlarını yıllar sonra doğrular ve destekler.
O günlerin tanıklarından Gazeteci-Yazar Hıncal Uluç, Ülkü Tamer’in ‘Alleben Anıları’ isimli kitabını tanıttığı köşe yazısında;
”Ben mezuniyetimi "Mezarımı Taştan Oyun" ile kutlamıştım. Hüseyin Peyda'nın filmi.. Bugün Eşkıya nasıl efsane ise, Mezarımı Taştan Oyun, o zaman oydu. Akla hayale gelmez bir seyirci sayısına ulaşmıştı... Antep'te de en az 40 hafta oynamıştır”(**) diyerek Hüseyin Peyda’nn ve filminin gördüğü ilginin ve haslatın altını çizer.
Tevfik Çavdar; “Bir Lokma Bir Hrka’ya Mahkum Edilmek” başlıklı yazısında; “dumanlı bakışlı mecnun” dediği Hüseyin Peyda’nn "Mezarımı Taştan Oyun" adlı filminin aylarca afişlerden inmedigini (***) yazar.
Hüseyin Peyda’yı sinemada kalıcı kılan Mezarım Taştan Oyun filminin başarısı, bilimsel araştrmalara da konu edilir.
“Dönemin büyük gişe başarısı kazanan melodramlarından biri Anadolu’yu defalarca dolaşan, sinema önlerinde kuyruklar oluşmasna yol açan Hüseyin Peyda’nn yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı 1951 yapımı Mezarm Taştan Oyun filmidir. Atf Ylmaz’n da yönetmen yardımcılığı yaptığı bu filmde Abdo Bey rolüyle Hüseyin Peyda efsaneleşmiştir. Dönem filmlerinde sk görülen dansöz, gazel, gözyaşı ve komedi öğeleri bu filmde de vardır. Peyda bu filmi -baş rolde Nuri Sesigüzel ile- 1969’da tekrar çekecek, film ayn etkiyi yakalayamayacaktır. Bu durumun nedeni Peyda ile Sesigüzel ‘in sinema oyuncusu karizmalarında aranabilir. Sesigüzel dönemin sevilen bir türkücüsüdür, ancak sinema seyircisi açsndan önemli olan karizmatik yıldız tipi Peyda’da daha belirgindir. Filmin 1951 tarihli ilk çeviriminin beğenilmesinde Peyda’nn daha çok kadınlara çekici gelen bu yönünün etkili olduğu söylenebilir.”(*)
Burhan Ayeri, filmin vizyona girişinden 50 küsur yıl sonra; 10.10.2010 tarihli Akşam Gazetesi’nde çocukluk günlerinde İskenderun'daki Kanatlı Sineması'nda seyrettiği filmleri anlatırken;“İçlerinden bir tanesi, 'Mezarımı Taştan Oyun'un yeri ayrıdır. Mavi gözlü merhum Hüseyin Peyda'yı unutmak mümkün değil. 'Aşk, entrika, ölüm' hepsi bir aradaydı. Kızın cenazesi omuzlarda taşınırken patlatılan uzun hava kulaklarımızdan çıkmadı. İçeride, takılıp kaldı” der.









.jpg)










